Vietnam'da öğrenme çıktıları esaslı yeni çerçeve yürürlüğe giriyor
Vietnam Milli Eğitim otoriteleri, 15 Ağustos 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak yeni genelge ile eğitim kurumları arasında iş birliğini ve öğrencilerin önceki öğrenmelerinin tanınmasını düzenleyen ulusal bir çerçeve ilan etti. Genelge, meslek liseleri, ortaokullar, kolejler ve üniversiteler arasındaki geçişleri kolaylaştırmayı, tekrar eğitim ve sınav yükünü azaltmayı amaçlıyor.
Yeni düzenlemenin temel yaklaşımı, bir öğrencinin daha önce elde ettiği bilgi ve becerilerin, ilgili programın çıktı standartlarını karşıladığı durumda yeniden alınan derslere ve yeniden sınavlara gerek bırakmayacak şekilde tanınmasıdır. Bu mantık; zaman, maliyet ve motivasyon açısından öğrenci lehine sonuçlar doğurmakla birlikte, eğitim kurumlarının kalite güvencesi sorumluluğunu da beraberinde getiriyor.
- Tanıma zorunluluğu: Kurumlar, öğrencinin bilgi, beceri ve özerklik düzeyi program gereksinimleriyle eşdeğerse bu öğrenme çıktısını tanımakla yükümlü.
- Kredi transferi: Ders, modül veya tamamlanmış programlara ilişkin akademik kazanımlar resmi kıstaslarla değerlendirilecek; yükseköğretim sertifikaları ve ulusal mesleki yeterlilik belgeleri de tanınma kriterleri arasında yer alıyor.
- Minimum yerinde öğrenme oranı: Diploma veren kurumda öğrencinin programın önemli bir bölümünü tamamlaması şartı sürüyor; genelge, bu oranın asgari düzeyinin belirlendiğini vurguluyor.
| Uygulama Başlangıcı | 15 Ağustos 2026 |
|---|---|
| Odak Noktası | Önceki öğrenmenin tanınması, kredi transferi, tekrarların azaltılması |
Düzenleme, tanıma süreçlerinde kullanılacak kıyaslama ölçütlerini de genişletiyor. Buna göre; öğrenme çıktıları, içerik, iş yükü ve değerlendirme yöntemleri açısından bir eşleştirme yapılmalı; kurum içi düzenlemeler bu kıstaslara göre yapılandırılacak. Ayrıca, yurt dışı eğitimlerden elde edilen akademik sonuçların da kanuna uygun şartlarla tanınabileceği açıklandı.
Veliler ve öğrenciler açısından en somut kazanım, bir dersin veya modülün hedeflenen öğrenme kazanımlarına ulaşıldığı tespit edilirse aynı içeriği tekrar almak zorunda kalmamak olacaktır. Bu durum, mesleki eğitimi tamamlamış bir öğrencinin yükseköğretime geçişinde zaman ve maliyet tasarrufu sağlayabilir.
Diğer yandan, düzenleme kurumlara da yeni sorumluluklar yüklüyor: Diplomayı veren kurumların, öğrencilerin teslim olması gereken asgari ders yükünü muhafaza etme yetkisi korunuyor. Ayrıca bazı özel durumlarda, mevzuatın öngördüğü istisnalar veya asgari öğrenim hacmini sağlama gereği nedeniyle tanıma sınırlanabilecek.
Uygulamaya ilişkin pratik adımlar şöyle özetlenebilir:
- Öğrenciler, sahip oldukları belgeler ve önceki kazanımlar için başvuru yapacak.
- Eğitim kurumu, kazanımların program hedefleriyle eşdeğerliğini kıyaslayacak ve belgeleyerek karar verecek.
- Kabul edilen kazançlar, kredi olarak transfer edilecek; aksi durumda hangi ek gerekliliklerin yerine getirilmesi gerektiği paylaşılacak.
Bu düzenlemenin, disiplinlerarası eğitimi teşvik etmesi ve öğrenme yollarını çeşitlendirmesi bekleniyor. Aynı zamanda uygulamanın başarısı, kıyaslama ve akreditasyon süreçlerinin şeffaflığı ile kurumlar arası iş birliğinin sağlanmasına bağlı olacak.
Türkiye'deki eğitim paydaşları için de örnek teşkil edebilecek bu uygulama, özellikle meslekî yeterliliklerin yükseköğretimle ilişkilendirilmesinde pratik çıkarımlar sunuyor. Yabancı bir ülkenin düzenlemesini doğrudan aktarmadan önce, ulusal mevzuat ve yerel uygulamalar çerçevesinde karşılaştırma yapılması gerektiği unutulmamalı.