TBMM teklifindeki 26. madde akademide tepki çekti
Okan Yılmaz / CNN Urfa
Eğitim Sen, 2 Temmuz 2026'da TBMM Başkanlığı'na sunulan "Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" içinde yer alan 26. maddenin geri çekilmesini talep etti. Sendika, düzenlemenin üniversite özerkliğini, akademik özgürlüğü ve çalışma hakkını hedef aldığını belirtiyor.
Teklife göre, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanununda yapılacak değişiklikle devlet ve vakıf ayrımı gözetilmeksizin tüm yükseköğretim kurumlarında görev yapan öğretim elemanları hem arşiv araştırmasına hem de güvenlik soruşturmasına tabi tutulabilecek. Eğitim Sen, bu düzenlemenin torba teklif yapısı içinde kamuoyunun dikkatinden kaçırılmaya çalışıldığını öne sürdü.
"Kamuoyunun dikkatinden kaçırılmak istenen bu düzenleme, yüz binlerce öğrencinin ve ailenin beklentisi haline getirilen öğrenci affı düzenlemesinin gölgesine yerleştirilerek torba teklif kurnazlığıyla tartışmasız biçimde yasalaştırılmak istenmektedir."
Sendika açıklamasında, bu düzenlemenin 2016'dan bu yana adım adım inşa edilen bir "fişleme rejiminin" akademik alana genişletilmesi anlamına geleceği öne sürülüyor. Ayrıca, güvenlik soruşturması uygulamasının geçmişine işaret edilerek uygulamanın önce OHAL döneminde KHK ile getirildiği ve daha sonra Anayasa Mahkemesi kararlarıyla kişisel veriler yönünden eleştirildiği hatırlatıldı.
Eğitim Sen, Anayasa Mahkemesi'nin 2019'da bu uygulamayı kişisel verilerin korunması bakımından yeterli güvence sağlamadığı gerekçesiyle iptal ettiğini anımsatıyor; buna rağmen uygulamanın 2021'de 7315 sayılı Kanun ile yeniden yürürlüğe konduğunu, 2024 yılında Öğretmenlik Mesleği Kanunu ile öğretmenleri kapsayacak şekilde genişletildiğini belirtiyor. Şimdi ise benzer mantığın üniversiteye taşınmak istendiği uyarısı yapılıyor.
Olması muhtemel etkiler ve dikkat edilmesi gerekenler
Teklif yasalaşırsa akademik kadrolarda işe giriş süreçlerinde daha ayrıntılı ön incelemeler yapılacak; bu durumun başlıca muhtemel sonuçları şu şekilde sıralanabilir:
- İstihdam süreçlerinde gecikme: Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması prosedürleri işe alım takvimlerini etkileyebilir.
- Akademik özerklik kaygısı: Üniversitelerin kendi kadrolarını belirleme yetkisine yönelik tartışmalar gündeme gelebilir.
- Bilimsel çalışma ortamında güvensizlik: Akademik personel, araştırma ve ifade özgürlüğü bağlamında baskı algısı oluştuğunu belirtebilir.
Bu gelişme, hem kamuoyunda hem de üniversite çevrelerinde tartışma yaratırken kanun teklifinin niteliği ve kapsamı hakkında netleşecek ayrıntılar izleyecek süreçte belirleyici olacak. Meclis süreci boyunca madde metni üzerinde yapılacak değişiklikler ve muhtemel çekinceler takip edilmelidir.
| Yıl | Olay |
|---|---|
| 2016 | OHAL koşullarında güvenlik uygulamaları gündeme geldi |
| 2019 | Anayasa Mahkemesi bazı uygulamaları kişisel veri güvencesi nedeniyle iptal etti |
| 2021 | 7315 sayılı Kanun ile güvenlik soruşturması yeniden düzenlendi |
| 2024 | Öğretmenlik Mesleği Kanunu ile öğretmenler kapsama alındı |
| 2026 | TBMM'ye sunulan torba teklif içinde 26. maddeyle üniversitelere genişletme önerisi |
Önümüzdeki dönemde takip edilmesi gereken başlıca hususlar şunlar olacaktır:
- TBMM'de teklifin hangi komisyonlarda görüşüleceği ve komisyon raporları,
- Maddenin yasalaşması durumunda hangi uygulama usullerinin getirileceği ve kişisel veri güvenliğini sağlamaya yönelik hukuki güvenceler,
- Yükseköğretim kurumlarının ve üniversite organlarının konuya ilişkin görüş ve muhtemel itiraz süreçleri.
Eğitim alanında politika değişiklikleri, doğrudan eğitim kurumlarının işleyişine ve akademik yaşamın niteliğine etki eder. Bu nedenle teklifin ayrıntıları ve yasama sürecindeki değişiklikler yakından izlenmeli; akademik çevrelerle, barolar ve veri koruma uzmanları gibi ilgili tarafların görüşleri de değerlendirilmelidir.