Türkiye’de çocuk ölümleri ve kamu yükümlülüğü raporu
FİSA Çocuk Hakları Merkezi’nin yayımladığı “Türkiye’de Çocuğun Yaşam Hakkı İhlalleri Bilgi Notu”, 2026 yılının Ocak–Mayıs dönemine ilişkin çarpıcı veriler içeriyor. Rapora göre, bu beş aylık sürede en az 303 çocuk hayatını kaybetti; çocukların 82’si kız, 213’ü erkek ve 8’inin cinsiyeti tespit edilemedi.
Veriler, sadece toplam ölümler açısından değil, devlet kurumlarının sorumluluğuna ilişkin bulgular bakımından da dikkat çekici. Bilgi Notu, kamusal ihmaller nedeniyle gerçekleşen ölümleri ayrı bir başlıkta değerlendiriyor ve kamu kurumlarında ya da kamu görevlilerinin doğrudan eylem veya eylemsizliği sonucu en az 46 çocuğun hayatını kaybettiğini aktarıyor. Genel çerçevede ise 257 ölümün devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ile ilişkili olduğu belirtiliyor.
Rapor, ölümlerin sebeplerine dair ayrıntılı bir sınıflandırma da sunuyor. Öne çıkan başlıklar arasında intiharlar, boğulma vakaları, ev içi kazalar ve iş cinayetleri bulunuyor. Bu veriler, çocuk koruma mekanizmalarının zayıf kaldığı alanları işaret ediyor ve hem düzenleme hem de denetim eksikliklerine dikkat çekiyor.
- İntihar: İlk beş ayda en az 26 çocuk yaşamına son verdi.
- Boğulma: En az 39 çocuk kentsel ve kırsal açık alanlarda boğularak hayatını kaybetti; bu vakaların çoğu baraj, nehir ve sulama kanallarında meydana geldi.
- Ev kazaları: Ev içinde 11 çocuk ölümü kaydedildi; bunlardan 8i açık pencere ve balkonlardan düşme sonucu gerçekleşti.
- İş cinayetleri: En az 27 çocuk çalışma sırasında hayatını kaybetti; çalışırken ölen 21 çocuğun 11’i tarım ve hayvancılık, 3’ü inşaat işlerinde bulunuyordu.
Ayrıca rapor, coğrafi dağılıma ilişkin kısa bir tabloyla öne çıkan illeri listeliyor. Kayıtlara göre en fazla çocuk ölümünün görüldüğü iller arasında Urfa, Antalya, Kahramanmaraş ve İstanbul yer alıyor.
| İl | Kayıtlı çocuk ölümü |
|---|---|
| Urfa | 18 |
| Antalya | 16 |
| Kahramanmaraş | 14 |
| İstanbul | 14 |
Raporun öne çıkardığı başka bir husus da, devletin düzenleyici ve denetleyici rollerini etkin biçimde yerine getirememesinin ne kadar ağır sonuçlar doğurduğu. Özellikle su güvenliği, iş güvenliği, okul ve sağlık hizmetleri gibi alanlarda eksiklikler doğrudan hayat kayıplarına neden oluyor. FİSA’nın verileri, koruyucu politikaların güçlendirilmesi ve uygulama mekanizmalarının sıkılaştırılması gerektiğini işaret ediyor.
Özetle, bilgi notu hem acil müdahaleyi gerektiren somut ölümler hakkında veri sağlıyor hem de geniş çaplı koruma önlemlerinin eksikliğine vurgu yapıyor. Bu veriler, çocuk hakları alanında politika yapıcılar, yerel yönetimler ve ilgili kurumlar için hemen harekete geçilmesi gereğini yeniden gündeme taşıyor.