Erzincan'ın öne çıkan doğa alanı tehlike altında
Jeoloji Yüksek Mühendisi ve Tıbbi Jeoloji Uzmanı Dr. Eşref Atabey tarafından hazırlanan rapor, Erzincan'ın Çağlayan beldesinde yer alan Girlevik Şelalesi ve çevresindeki tufa-traverten kütlelerinin insan kaynaklı müdahaleler yüzünden kritik bir dönemeçte olduğunu belirtti. Rapor, su rejimindeki değişiklikler ile yapılaşma baskısının bölgedeki doğal dinamikleri bozduğunu vurguluyor.
Raporun işaret ettiği en önemli unsur, şelaleyi besleyen Kalecik kaynağı sularının önemli bir bölümünün 1953'te kurulan hidroelektrik santraline aktarıldığı. Bu tahsis ve iklim kaynaklı yağış azalması birlikte değerlendirildiğinde, şelaleye ulaşan su miktarının kritik seviyelere gerilediği, bunun da traverten oluşum süreçlerini yavaşlattığı kaydediliyor.
- Su kaynağı tahsisi: Kalecik kaynağı suyunun HES'e aktarılması ve bunun şelaleye etkisi
- Yapılaşma baskısı: Travertenlerin üzerine inşa edilmiş izinsiz yapılar ve TOKİ yerleşiminin yarattığı baskı
- Çevresel kirlilik: moloz, çöp dökümü ve alanın tahribi
Dr. Atabey'in tespitlerine göre, su miktarındaki azalma sonucu dev tufa bloklarında çökme ve kırılmalar gözlendi; bu blokların Kom Vadisi yönüne doğru koparak hareket ettiği ifade ediliyor. Şelalenin tamamen kurumaması için sınırlı miktarda su bırakıldığı belirtilse de bu durumun doğal dengeyi korumaya yetmediği, mevcut uygulamanın flora ve doğal yapıyı bozduğu raporda yer alıyor.
"Tufa ve traverten oluşumu yavaşladı, kuruyan ve zayıflayan dev tufa blokları kırılarak Kom Vadisi'ne doğru çökmeye başladı."
Rapor ayrıca bölgedeki yapılaşma sorununu da öne çıkarıyor. 2025 tarihli Nazım İmar Planı değişiklikleriyle bazı traverten taraçalarının koruma dışı bırakıldığı, bunun sonucunda izinsiz villa yapımı ve mağara tahribatı gibi müdahalelerin gerçekleştiği belirtiliyor. Erzincan İdare Mahkemesi'nin söz konusu yapıyla ilgili imar planı iptali ve yıkım kararı verdiği, ancak aradan 2,5 yıl geçmesine rağmen bu yapının yıkılmadığı vurgulanıyor.
| Konusu | Raporun vurgusu |
|---|---|
| Su tahsisi | HES'e fazla su aktarımı, şelaleye su azalması |
| Yapılaşma | Nazım İmar Planı değişikliği, izinsiz yapı ve TOKİ baskısı |
| Çevre kirliliği | Moloz, çöp ve alan tahribatı |
Raporun bulguları, hem doğal mirasın korunması hem de bölgenin turizm potansiyelinin sürdürülebilir yönetimi açısından yerel idare ve ilgili kurumlara acil sorumluluk düştüğünü gösteriyor. Girlevik gibi jeolojik açıdan değerli alanlarda su rejimi, imar uygulamaları ve koruma statülerinin uyumlu çalışmaması, geri döndürülemez hasarlara yol açabiliyor.
Yerel halk ve bölgeye gelen ziyaretçiler için ortaya çıkan somut etkiler şunlar: doğal yapıdaki bozulma nedeniyle ziyaretçi deneyiminin zayıflaması, traverten yüzeylerinde meydana gelen fiziksel kırılmaların peyzaj ve ekolojik dengeyi tehdit etmesi ve bölgeye yönelik sürdürülebilir turizm gelirlerinin azalması riski. Bu gelişmeler aynı zamanda kültürel ve jeolojik mirasın nesiller arası aktarımını da tehlikeye atıyor.
Raporu hazırlayan uzmanın tespitleri, yetkili kurumların uygulamalarını ve koruma kararlarını yeniden gözden geçirmesini gerektiriyor. Uzman uyarıları, su tahsisinde denge sağlanması, izinsiz yapıların yıkımı ve alanda birikmiş atıkların temizlenmesi gibi somut müdahalelere işaret ediyor. Bu adımların atılması halinde hem travertenlerin hem de bölge ekosisteminin korunması için fırsat doğabileceği ifade ediliyor.
Yerel yönetimler, ilgili bakanlık birimleri ve yargı süreçleri bu tespitler doğrultusunda atılacak adımların belirlenmesinde belirleyici olacak. Erzincan için önemli bir doğa ve turizm kaynağı olan Girlevik Şelalesi'nin geleceği, şimdi alınacak kararlara bağlı görünüyor.